×
Bildirimler
Sıfırla

Durum bu...  


D.S.
Gönderiler: 43
 D.S.
Moderator
(@d-s)
Kurucu
Katılım : 3 ay önce

2020 yılına felaket haberleriyle başladık. Elazığ'da deprem, Van'da çığ felaketi, Libya ve İdlip'te ise verdiğimiz onlarca şehit... 
"Akıllı insan problemin çözümüyle ilgilidir, aptal ise kendi kafasındaki herhangi bir fikri çözüm diye dayatmak ister." der Celal Şengör kitabında. Doğanın aptalı ve cahili affetmeyeceği tespitinde bulunur.

 

Bizim depremle mücadelemiz enkazla, Çığ felaketine müdahalemiz deneme yanılma yoluyla, hava sahasına bir hal çaresini bulma fikri ordumuzu hava desteksiz Suriye topraklarının içerisine sokup; Mustafa Ertürk (20 şubat ), Ali Emre Fırıncıoğulları (20 şubat), Mecit Demir (22 şubat), Soner Enes Baykuş (26 şubat) ve Şükrü Elibol'u (26 şubat) hava saldırısı sonucu kaybedip üzerine 34 şehit verdikten sonra.

 

21 Şubat 2020'de kaybettiğimiz şehit teğmen Ali Emre Fırıncıoğulları'nın Durum Bu diyerek paylaştığı son videosunu izlediniz mi? İzlemediyseniz video aşağıda... Ölüm resmen geliyorum dedi bu çocuklara, farketti Ali Teğmen ancak ölmeden önce sesini kaçımıza duyurabildi? Askerlerimizin canlarını umursamadan göklerden yağan bombalara emanet edenler, her uçak sesi duyduklarında bu çocukların kalpleri nasıl çarptı bilebilirler mi?

 

 

Bilemezler... Bilmekte istemezler esasen. Çünkü bu onlara makam kazandıran standartlaşmış vasatlıklarının can kaybı olarak halka kesilen faturalarından birisidir. Çalışmadan, uğruna kişisel hayatından bedel ödemeden mevki makam sahibi olanlar, bunun bedelini canıyla malıyla halka ödetirler. Olmayacak işlerin adı kader olur, fıtrat olur.. 

 

Geçmişimiz böyle felaket ve facialarla dolu değil mi zaten? Hızlandırılmış Tren faciası, Hızlı Tren faciası, Soma ve Ermenek Maden Ocağı faciası, 15 Temmuz FETÖ kalkışması, kadın cinayetleri, iş kazaları, siyanür içen aileler, kendilerini yakan babalar... Hepimiz biliyoruz ben bilirimcilerin bilmedikleri yerden çıkan felaketler silsilesini. 

  

İşin kötüsü Türkiye'de durum öyle bir hale geldi ki yaşanacak faciaların adını koymak için aydın, bilim insanı veya uzman olmaya bile gerek yok. Ortalama zeka üst! akılı alt etmiş durumda. Yaklaşan yeni felaketimizin adı ise şimdiden belli. Korona Felaketi. İran sınırını geç kapatanlar, İtalya hava trafiğinini salgın haberleri üzerinden 1 ay geçtikten sonra durduranlar, maske stoklarımızı ihraç ettirenler Felaket karşısında sorumluluk üstlenecekler mi... Hiç zannetmiyorum.

 

"Bir süre aktif bir kitle içinde bulunan kimsenin çok geçmeden, kendisini uyutanın elleri arasında uyuyan kişinin düştüğü gibi efsunlanmış bir hale düştüğü dikkatli gözlemlerle kesinleşmiştir. Uyutulan kimsede bilinçli çalışma felce uğradığından, uyutucunun kendi arzusuna göre yönettiği bütün bilinçaltı etkinliklerinin esiri olur. Artık bu adamda bilinçli kişilik kaybolmuştur, irade ve seçme kabiliyeti kalmamıştır. Duyguları, düşünceleri o zaman uyutucunun yönlendireceği tarafa doğru yönelir. " diyor Gustave Le Born Kitleler Psikolojisi kitabında.  

 

Söyler misiniz? Ulus olarak uyanmamız için kaçımızın daha ölmesi gerekli? Kaç eş, kaç ana, kaç baba, kaç kardeş, kaç çocuk hayatlarını, hayata tutundukları dallarını, yaşama isteklerini, sevinçlerini ve umutlarını kaybetmeli...

 

 

Paylaş: