Aday adayı olduğum temsilcilik.
NEAR Coin yükselişi için en az 4 sebep var
Bitcoin fiyatı günlük zirvesini 73.480 dolara taşıdı ve ABD’nin müzakerelere dair umut veren açıklamalarının ardından İran yalanlama açıklamaları servis etmedi. Kripto para yatırımcıları için şimdilik kısa vadeli görünüm önemli. Enflasyon geçen ay %1 artarken ÜFE daha fazla artacak ve geçen zaman risk piyasalarının lehine. Poppe ise NEAR Coin için yükseliş bekliyor. NEAR Coin alınır mı? Michael Poppe’nin favori altcoinlerinden olan NEAR Coin bugün analistin yine gündeminde. 3-4 dolar seviyesinin kırılmasını ve 5 dolara kadar yükselişin devam etmesini bekleyen analist NEAR Coin’in mevcut piyasa koşullarında ciddi şekilde düşük fiyatlandığını düşünüyor. İyimser hedefi 10 dolara uzanıyor. Yükseliş için başlıca gerekçeleri şunlar; Yıllık yaklaşık 32 milyon token, %2,5 enflasyon oranıyla ihraç ediliyor. 2025’teki son güncellemelerden beri %50 azalma. Tüm VC token’ları açılmış, token’ların %99’u dolaşımda. Token’ların %45,5’i stake edilmiş. Son 90 günlük gelir yıllık 50-60 milyon dolar potansiyel kazanca işaret ediyor. Temel katman gas ücretleri %70/30 oranında bölünüyor, yani token’ların %70’i protokol tarafından kalıcı olarak yakılıyor. NEAR Intents ücretleri %100 protokol aracılığıyla NEAR almak için kullanılıyor. Intents ücret geri alım mekanizması bu yılın Şubat ayında etkinleştirildi ve etkisi zamanla daha iyi anlaşılacak. “Mevcut fiyatlar ve 2026 ücret oranıyla, deflasyonist eşik günlük yaklaşık $177 milyon Intens hacminde. Mevcut 90 günlük ortalama (kötü piyasa koşullarında) günde $77M. NEAR kabaca NEAR Intents hacmini ikiye katlayarak deflasyonist hale gelmeli. $NEAR (Intents) Düzeltilmiş P/S = 28x $ETH = 194x $SOL = 40x Mevcut piyasa değeri yaklaşık 1,7 milyar dolar olup, yıllık ücretler 50-60 milyon dolar civarındadır. Intents hacmi ikiye katlanırsa ve değerleme metrikleri aynı kalırsa: – Günlük 140 milyon dolarlık hacimle 28x P/S = 1 NEAR başına 2,30 dolar – Günlük 140 milyon dolarlık hacimle 40x P/S (SOL karşılaştırması) = 1 NEAR başına 3,30 dolar.” Intents günlük 177 milyon doların üzerine çıktığında sadece bu sebepten Poppe 150-180 milyon dolarlık yıllık ücret x 40 P/S = NEAR başına 4,65-5,60 dolar senaryosunu öngörüyor. 100-150 milyon dolarlık günlük hacim altcoini deflasyon eşiğine getirirken 200-300 milyon dolar arzda daralmaya neden olacak. “Piyasalar tekrar yükselişe geçip boğa döngüsüne girerse, bu rakamları kolayca katlayabilirsiniz; bu da bu varlığın ileriye dönük olarak son derece düşük değerlendiği anlamına gelir. Sistemdeki mevcut ivme, yıllık bileşik büyüme oranı ve metrikler göz önüne alındığında, 12 ay içinde 7-10 dolarlık bir değerleme beklemek garip değil bence.” Yüksek kaldıraç temizleniyor Geçtiğimiz yılın son çeyreğinde yaşanan düşüş opsiyon ve vadeli taraftaki yüksek kaldıracın temizlenmesi için tetiklenmişti. Yüksek kaldıracağın sorunlarından biri devasa tasfiye potansiyellerinin piyasaları tersi yöne hareket ettirebiliyor oluşudur. Bugün geldiğimiz noktada CME Bitcoin vadeli işlem aktivitesi kurumsal katılımdaki zayıflama ve uzun süreli düşüşlerin ardından 14 ayın en düşük seviyesine geriledi. Bu da kaldıracın temizlenmesiyle Bitcoin için yeni yükseliş hikayesinin önünü açıyor.
Bitcoin 48 saatte 73.400 dolara döndü, kripto hisseleri hızla yükseldi
2026 yılı boyunca hafta sonları piyasaları sarsan gelişmelerin ardından pazartesi günleri hızlı toparlanmalar görülmeye devam ediyor. Son 48 saatlik süreçte benzer bir tablo yeniden ortaya çıktı ve kripto piyasalarında hareketlilik dikkat çekti. Jeopolitik gerilimler ve piyasa tepkileri Hafta sonunun son saatlerinde, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in İran’la barış anlaşmasına varamadan Pakistan’dan ayrıldığı ve Başkan Trump’ın Hürmüz Boğazı’nda bir abluka başlattığı haberleriyle bitcoin’in fiyatı pazartesi sabahına kadar yaklaşık %4 geriledi. Ancak ABD piyasalarının pazartesi günü açılmasıyla birlikte Bitcoin, kısa sürede bu kayıpları neredeyse tamamen telafi etti. ABD borsalarının kapanışı itibarıyla bitcoin, 73.400 dolar seviyesinde işlem gördü ve son 24 saatte %3’ten fazla değer artışı yaşadı. Ethereum, Solana ve #XRP piyasalarında da yükseliş eğilimi gözlendi. Ancak bu varlıklardaki artışlar, bitcoin’deki güçlü ivmeye kıyasla daha sınırlı seviyede kaldı. Kripto şirketlerinde hızlı yükselişler ve Michael Saylor’ın stratejisi Kriptoyla bağlantılı hisselerde de önemli yükselişler görüldü. Circle %11’lik artışla dikkat çekerken, Gemini hisseleri %9, MARA Holdings ve Bullish ise %8’in üzerinde prim yaptı. Borsa dışı piyasalarda Nasdaq endeksinin %1,2 yükseldiği, WTI ham petrol fiyatının ise hafta sonu 105 doları gördükten sonra yeniden 98 dolara çekildiği belirtildi. Öte yandan, Michael Saylor’un yönetimindeki Strateji şirketinin bitcoin biriktirme hamlesi hız kesmiyor. Geçtiğimiz hafta bu şirket 1 milyar dolar karşılığında 13.927 BTC satın aldı. Bu alımların finansmanı için şirket, geleneksel ortak hisse senedi yerine, her biri %11,5 getiri sunan 1 milyar dolarlık STRC imtiyazlı hisse ihracını kullandı. Pazartesi günkü STRC işlem hacmi rekor kırarak 770 milyon dolara ulaştı. Hisse fiyatının nominal değerde kalması, Strateji’nin önümüzdeki günlerde yeni ihraçlar planlayabileceği ve büyük ölçekli bitcoin alımlarının sürebileceği şeklinde değerlendiriliyor. Michael Saylor, şirketinin son bitcoin alımını duyururken, bu süreçte ek hisse ihraç etmeyeceklerini ve finansmanı STRC imtiyazlı hisse üzerinden sağladıklarını aktardı. Son gelişmeler, Strateji şirketinin piyasa üzerinde etkili olmaya devam edeceğine işaret etti. Pazartesi günü yaşanan hareketlilik ise genel olarak piyasada hızlı tepki mekanizmalarının sürdüğünü göstermiş oldu.
Exodus, 175 milyon dolarlık W3C alımı için mahkemeye başvurdu
Kripto para cüzdanı ve ödeme çözümleri sunan Exodus Movement, Delaware’de W3C ve onun CEO’su Garth Howat’a karşı dava açtı. Dava, geçtiğimiz kasımda imzalanan 175 milyon dolarlık satın alma anlaşmasının tamamlanması için W3C’ye yükümlülüklerini hatırlatmayı amaçlıyor. Satın Alma Sürecinde Gerilim 2023 sonlarında yapılan anlaşmayla, W3C hisselerinin Exodus’a devri kararlaştırılmıştı. Anlaşmanın ardından Exodus, W3C ile Howat’a toplam 80 milyon dolar kredi verdi; bu tutarın 10 milyon dolarlık kısmı doğrudan Garth Howat’ın hesabına aktarıldı. Exodus’un mahkemeye sunduğu belgelere göre, Howat bu ödemelerin geri ödenmeyeceğini iddia etti. Davada, Howat ve W3C’nin anlaşmayı uygulamaktan kaçındıkları ve süreci sekteye uğratan çeşitli adımlar attıkları ileri sürüldü. Mahkeme kayıtlarında, tarafların bağlayıcı anlaşmaya rağmen W3C’nin varlıklarını geri çekme ve yönetim kurullarında değişiklikler yapma girişimlerinde bulundukları belirtildi. Tartışmalı Yönetim Değişiklikleri Exodus tarafından ortaya konan iddialara göre, Howat ve W3C’nin bağlı şirketlerden biri olan bir iştirakinin kasasından milyonlarca dolar çekilmek istendi. Bu süreçte devlet kurumlarına verilen bazı belgelerin tarihlerinin geriye dönük olarak değiştirildiği belirtildi. Ayrıca, W3C yönetiminin kendi ana faaliyet gösteren iştiraki olan şirkette CEO ve CFO dahil tüm yönetim kurulunu görevden alarak yerine kendilerine yakın kişileri atamaya çalıştığı iddia edildi. Bu atamaların, söz konusu satış anlaşmasının bağlayıcı koşullarına aykırı olduğu ileri sürüldü. Garth Howat, konuya yönelik soruları yanıtsız bıraktı. W3C’nin açıklama yapıp yapmayacağı ise henüz netleşmedi. W3C, kripto ödeme kartları ve dijital varlık yönetimi alanında uzmanlaşmış Baanx ve Monovate şirketleriyle faaliyet gösteriyor. Bu firmalar, Mastercard ve MetaMask gibi büyük isimlerle yürütülen Crypto Life adlı kart programında görev aldı. JP Richardson’ın kurucu ortağı ve CEO’su olduğu Exodus, çeşitli dijital varlıkların saklanmasını ve transferini kolaylaştıran platformlarıyla tanınıyor. Richardson, davaya dair yaptığı açıklamada mevcut anlaşmanın bağlayıcı olduğu ve bu anlaşmanın tüm koşullarıyla yerine getirilmesi gerektiğini ifade etti. JP Richardson, “W3C ile aramızda bağlayıcı bir anlaşma var ve bunun tamamen uygulanmasını bekliyoruz. Yol haritamıza güveniyoruz ve sorunun kısa sürede çözüleceğinden eminiz,” değerlendirmesinde bulundu.
Coinbase yöneticisi Tom Duff Gordon OpenAI’ye transfer oldu
ABD merkezli kripto para borsası Coinbase’in uluslararası politika başkan yardımcısı Tom Duff Gordon şirketten ayrıldı. Yaklaşık dört yıl boyunca Coinbase’de görev alan Duff Gordon, yapay zeka alanında faaliyet gösteren OpenAI’da Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesi politika sorumlusu olarak çalışmaya başladı. Deneyimli isimden sektör değişikliği Finans ve kripto politikaları konusundaki uzmanlığıyla bilinen Tom Duff Gordon, Coinbase’teki görevi öncesinde Credit Suisse bünyesinde yaklaşık sekiz buçuk yıl çalıştı. Bankacılık sektöründeki bu deneyiminin ardından Coinbase’e geçen Duff Gordon, şirketin regülasyon politikalarında aktif rol oynadı. Coinbase’in uluslararası operasyonlarına yön veren isimlerden biri olan Gordon, son dönemde özellikle düzenleyici kuruluşlarla olan iletişim ve politikalarda öne çıkıyordu. Firmadan yapılan açıklamada, Gordon’ın OpenAI bünyesine geçiş yaptığına ve EMEA bölgesinde politika süreçlerinden sorumlu olacağına dikkat çekildi. OpenAI, yapay zekâ alanında hızlı büyümesini sürdürürken, politika ve regülasyon konularında çabalarını artırıyor. Gordon’ın yeni görevinde, EMEA bölgesinde yapay zekâ regülasyonlarını ve yasa yapıcılarla ilişkileri koordine etmesi bekleniyor. Kripto regülasyonunda önemli açıklamalar Kripto para düzenlemeleri konusunda da uzman olarak bilinen Tom Duff Gordon, yakın tarihte İngiltere’deki bankaların yasal ve uyumlu hizmetlere dahi erişiminin sıklıkla engellendiğine işaret etmişti. Duff Gordon, İngiltere’de Finansal Davranış Otoritesine kayıtlı, düşük dolandırıcılık oranına sahip kripto şirketleriyle daha yüksek riskli operatörler arasında yeterince ayrım yapılmadığını vurguladı. Bu durumun bankalar tarafından milyonlarca müşterinin yasal kripto hizmetlerine ulaşmasının önünde engel oluşturduğunu belirtmişti. “İngiltere’deki bankaların, Finansal Davranış Otoritesine kayıtlı olan ve dolandırıcılık riski düşük şirketlerle, risk seviyesi yüksek operatörler arasında ayrım yapmaması sebebiyle, milyonlarca kişi yasal ve uyumlu hizmetlere ulaşamıyor.” Coinbase’deki görev süresi boyunca sık sık kripto regülasyonundaki gelişmelere dair değerlendirmeler yapan Gordon, sektörün yasal belirsizliklerden olumsuz etkilendiğini aktarmıştı. Gordon’ın ayrılığı, kripto şirketlerinin regülasyon ve politika alanında deneyimli isimlere olan ihtiyacını bir kez daha ortaya koydu. Aynı zamanda bu durum, sektörler arası geçişlerin giderek yaygınlaştığını da gözler önüne seriyor. Diğer yandan, OpenAI’nın yapay zekâ politikalarını yönetecek bir ismi bünyesine dahil etmesi, şirketin regülasyon süreçlerine verdiği önemin arttığını gösteriyor. Sektörde deneyimli bir ismin kripto ekosisteminden yapay zekâya geçişi, iki alandaki mevzuat çalışmalarının yakın zamanda daha çok konuşulacağına işaret ediyor.
Senato’da kritik stablecoin getirisi anlaşması sonrası Clarity Act oylaması yakın
ABD Başkanlığı’nın dijital varlık danışmanı Patrick Witt, Dijital Varlık Piyasası Açıklık Yasası’nın (Clarity Act) Senato’da ilerlemesi için uzlaşma üzerinde çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Bu yasanın temel hedefi, ABD’de dijital varlık piyasasının yasal çerçevesine netlik kazandırmak. Stablecoin getirisi konusunda uzlaşma adımı Patrick Witt’in yürüttüğü ve Cumhuriyetçi ile Demokrat senatörlerin dâhil olduğu görüşmelerde, stablecoin getirisi meselesinde ortak payda sağlandığı belirtildi. Özellikle bankacılık sektörünün, stablecoin tutan yatırımcılara bankalardaki mevduat benzeri faiz verilmesinin kendi mevduat tabanlarını olumsuz etkileyeceği endişesi gündeme gelmişti. Yılın başında Senato Bankacılık Komitesinde tasarının oylamaya sunulması hedeflenirken, bankacıların stablecoin getirisine olan itirazları nedeniyle süreç askıya alınmıştı. Ancak son dönemde yapılan müzakerelerle, stablecoin getirisi konusunda tarafların uzlaştığı aktarıldı. Patrick Witt, sağlanan uzlaşmanın kalıcı olmasını umduklarını belirtti. Açıklamasına göre, stabilcoin hazırlıkları tamamlandıktan sonra diğer tartışmalı başlıklara odaklanıldı ve birkaçında ciddi ilerlemeler kaydedildi. Clarity Act ve gündemdeki diğer başlıklar Clarity Act tasarısında stablecoin getirisi haricinde özellikle merkeziyetsiz finans (DeFi) alanındaki yasa dışı finansal işlemlerle ilgili koruma önlemleri ve bazı Demokrat senatörlerin, üst düzey devlet yetkililerinin kripto sektörü üzerinden gelir elde etmesini engelleme talepleri de yer alıyor. Witt, devam eden müzakerelerde hangi başlıkların kesinleştiğini açıklamasa da, stabilcoin üzerindeki yoğun tartışma dışında arka planda önemli ilerleme sağlandığını vurguladı. Son aşamalara geldiklerini ve başlangıçta çözümsüz görülen birçok noktada sona yaklaşıldığını belirtti. Son olarak, Clarity Act’in Senato Bankacılık Komitesi’nde resmi oturumdan geçmesi gerekiyor. Yasanın devreye girmesi için gerekli sürecin tamamlanması halinde nihai Senato oylamasına taşınabilecek. Geçtiğimiz hafta Beyaz Saray’ın ekonomi danışmanları, stablecoin’lerin mevduat benzeri getirisinin bankacılık sektörünü risk altına sokmadığını belirten bir rapor yayımladı. Ancak Amerikan Bankacılar Birliği bu görüşe katılmadığını açıkladı ve Başkanlık makamının yaklaşımında hatalar bulunduğunu savundu. Patrick Witt, banka temsilcilerinin yeni teknolojilerle olan ilişkilerinin bu konudaki görüşler üzerinde etkili olduğunu, daha yakın temas halinde olanların stablecoin’lere daha olumlu yaklaşabildiğini, bazılarının ise tehdit olarak gördüğünü ifade etti. Patrick Witt, “Tüm bu başlıkların bir zamanlar çözümsüz göründüğüne dikkat çekerek, bugüne kadar varılan ilerlemenin kalan sorunların da aşılabileceğine işaret etti”. Hazırlanan yasanın ilerleyebilmesi için bankalar ve kripto sektörünün büyük çekişmesine yol açan başlıkların önemli bir kısmında uzlaşma sağlandığı bildiriliyor. Senato’da alınacak kararların dijital varlık piyasası ve #stablecoin regülasyonları açısından yol gösterici olacağı değerlendiriliyor.
Böylesi bir tek 2008 krizinde olmuştu, kripto paralarda neler oluyor?
Risk iştahı yeniden artıyor ve Pazartesi günü için beklenen güzel haberler biraz gecikmeli de olsa grafikleri toparladı. Bitcoin 72 bin doları aşarken ETH yeniden 2.200 doları kazandı. Kripto paralarda gündem yoğun bugün hem en sıcak konuları ele alacağız hem de 2008 krizinden bugüne görülmemiş gelişmelere göz atacağız. Kripto yatırımcılarının gündemi Günün en sıcak konularından biri karşılıksız basılan 1 milyar DOT Coin’di. Ethereum üzerindeki bir Hyperbridge ağ geçidinde cross-chain mesaj doğrulama süreci atlatıldı; bu durum, sahte ISMP/Merkle kanıtlarının tekrar oynatılmasına ve köprülenmiş DOT sözleşmesinin kontrol edilmesine yol açtı. Ethereum ağında 1 milyar wrapped DOT basıldı. DEX üzerinde yapılan satışlarla saldırganlar 237 bin dolar kazanç elde etti. Saldırı, Ethereum üzerindeki Hyperbridge aracılığıyla köprülenen DOT tokenleriyle sınırlı olsa da DOT Coin fiyatını olumsuz etkiledi. Strategy bugün STRC hisse senedi satışından elde ettiği gelirle 6–12 Nisan 2026 tarihleri arasında 1 milyar dolarlık BTC aldığını açıkladı. 780.897 BTC büyüklüğüne ulaşan rezerv Saylor’un şirketini yeniden gündeme taşıdı. eCash’in native token’ı XEC token yakımı ve borsa listelemeleri nedeniyle gündemde. BitMart, XEC’yi kısa bir süre listeledi, iddialara göre 20.000 dolarlık bir ücret talep etti ve ardından listelemeyi askıya aldı. JA_Maartun Coinbase Premium’daki toparlanma nedeniyle long pozisyona geçtiğini açıkladı. Yazı hazırlandığı sırada ABD’li yetkili anlaşma yolunda ilerlediklerini söyledi. ABD piyasa açılışından bu yana olumlu haberler yağmaya devam ediyor. İran’dan henüz kayda değer bir cevap görmedik. Mister Crypto takma isimli analist ise geçmişteki ayı piyasası dönemlerini karşılaştırıp dip noktasının artık gelmek üzere olduğunu yazdı. Yani piyasalar toparlanma evresine doğru ilerliyor. 2008 krizinden bugüne ilk Küresel enerji fonları geçen hafta 2,1 milyar dolarlık çıkış kaydetti; bu, Temmuz 2024’ten bu yana görülen en yüksek rakam. Bu gelişme, enerji fonlarının önceki 3 hafta içinde toplamda rekor düzeyde 13,5 milyar dolarlık giriş çekmesinin ardından yaşandı. Sonuç olarak, 4 haftalık ortalama giriş tutarı 1,0 milyar dolar ile hâlâ yüksek seviyede seyrediyor ve son 2 yılın en yüksek rakamına yakın. Enteresan olan ABD Enerji Sektörü ETF’si XLE, Çarşamba günü 1,0 milyar dolarlık çıkış yaşadı; bu, son 14 yılın en büyük rakamı. 2008 krizinde günlük rekor 1,8 milyar dolardı. Peki bu ne anlama geliyor? Yatırımcılar kar realize ediyor yani bu gerilimin artık anlaşmayla noktalanmasına duydukları inanç tatmin edici seviyelere geldi. Kripto paralar için oldukça olumlu bir haber.
Sec’den yeni adım, kendi cüzdanına kripto al-satına doğrudan onay geldi
ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), kendi cüzdanları aracılığıyla kripto menkul kıymet işlemleri yapmak isteyen kullanıcılara yönelik arayüz yazılımlarının, komisyoncu olarak kayda alınmasının gerekmeyeceğini açıkladı. Kendi cüzdanına işlem, yasal tanım dışında tutuldu Yayınlanan güncel personel açıklamasında, kripto alanı için kalıcı kurallar hazırlanırken sektörün ilerleyebilmesi adına geçici yol gösterici ilkeler paylaşıldı. Açıklamada, kişiler kendi cüzdanlarını kullanıp, arayüz sağlayan yazılımlar üzerinden menkul kıymet niteliğindeki dijital varlıkların alış-satışını gerçekleştirdiklerinde, bu yazılım ya da sitelerin SEC’in komisyoncu-dealer (broker-dealer) tanımına girmeyeceği belirtildi. Son dönemde düzenleyici kurumun pozisyonuyla uyumlu şekilde, yazılım geliştiricilerin sadece arayüz oluşturması durumunda yükümlülük altına girmeyebilecekleri vurgulandı. Ayrıca, geliştiriciler için hazırlanmış bir kontrol listesi ile hangi koşullarda düzenleyici kapsama girmeyecekleri netleştirildi. Örneğin, arayüzün kullanıcıya belirli bir kripto varlık işlemi teklif etmemesi veya herhangi bir yatırım tavsiyesi sağlamaması gibi noktalar esas alındı. Arayüz kapsamı ve düzenleyici sınırlar SEC, kendi cüzdanı üzerinden işlem yapmayı kolaylaştıran arayüzlerin finansman sunması, yatırım tavsiyesinde bulunması, kullanıcı varlıklarını yönetmesi ya da işlemleri doğrudan gerçekleştirmesi gibi işlevler göstermesi halinde, bu yazılımların artık kurumun denetim alanı dışında kalamayacağını aktardı. Yapılan açıklamada, personelin yeni görüş sunmasının, Komisyon’un kripto varlık menkul kıymetleriyle ilgili çeşitli düzenleyici konuları değerlendirmeye devam ettiği bir dönemde, geçici adım olarak hazırlandığı ifade edildi. Jimmy Donald Trump yönetiminde, yürütme yetkilerinin dostane kripto düzenlemeleri için yol açması istenmiş ve SEC’in önceki dirençli tavrı değişmişti. Bu süreçte, SEC’in, çeşitli dijital varlıkların menkul kıymet kabul edilmeyeceği, ya da gözetim zorunluluğu doğurmayacağı yönünde birtakım geçici açıklamalar yaptığı görülmüştü. Ancak bu tarz personel bildirilerinin, kapsamlı ve kalıcı bir düzenleme etkisi taşımadığı, tam teşekküllü kurallar kadar bağlayıcılık getirmediği de başka bir noktada altı çizilmiş oldu. Bu arada, SEC Başkanı Paul Atkins’in liderliğindeki kurum, kapsamlı yeni kripto kurallarını hazırlama aşamasına yaklaşıldığını duyurdu. ABD Senatosu’nun kriptoyla ilgili “Clarity Act” yasası üzerinde çalışmasına paralel, SEC de geçici önlemlerle piyasaya daha fazla yasal netlik kazandırma çabalarını sürdürüyor. “Personelin görüşleri, Komisyon’un kripto varlık menkul kıymet işlerine dair düzenleyici sorunlar ve gelen geri bildirimler üzerinde çalışmaya devam ettiği sırada, geçici bir adım olarak sunuluyor,” ifadelerine raporda yer verildi.
Umutlar tekrar artıyor ve kripto paralar için on-chain alarmlar yanmaya başladı
Hafta sonu İran müzakerelerine dair iyi şeyler duymasak ya ABD piyasalarının açılmasıyla olumlu haberler pompalanmaya başladı. İsrail kaynakları gerilimi tekrar tırmandırmadan önce Trump’ın bir görüşme daha istediğini söylüyor. Üstelik bazı başka gelişmeler daha var. Peki kripto paralar için on-chain alarmlar ne diyor? ABD ve İran Yazı hazırlandığı sırada Trump açıklamalar yapıyor ve öncesinde İran konulu birçok önemli haber servis edildi. Axios ABD’li yetkiliye dayandırdığı son raporunda ABD ile İran arasında görüşmelerin devam ettiğini ve anlaşma yolunda ilerlendiğini yazdı. Trump sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Hürmüz Boğazından dün 34 geminin geçtiğini bunun kapanmadan bugüne en büyük rakam olduğunu söyledi. Devam eden açıklamalarının önemli satırbaşları şöyle; “Başkan Yardımcısı Vance İran müzakereleri konusunda iyi bir iş çıkardı. İran müzakerelerindeki pürüz nükleer meseleydi. Karşı taraf bizi aradı ve bir anlaşma yapmak için çok istekli. Bence İran artık nükleer konuda anlaşmaya varacak. Nükleer malzemeleri geri alacağız. İran nükleer silah yapmamayı kabul etmezse, anlaşma olmaz. Petrol yüklemek için birçok gemi ABD’ye doğru yola çıktı. İran dünyayı şantajla ya da zorbalıkla sindiremez. Bu sabah İran’dan arandık, anlaşma yapmak istiyorlar. Tankerler ABD’ye ulaşmadan İran meselesini çözebiliriz. Abluka için diğer ülkeler yardım teklifinde bulundu. Abluka başladı. (Hürmüz konusunda yardım edecek ülkeler hakkında) Ayrıntılar yarın açıklanacak. Şu anda İran hiçbir iş yapmıyor. Bu durumu böyle tutacağız. Çin ile iyi ilişkilerimiz var. Çin Devlet Başkanı Xi bu sorunun çözülmesini istiyor.” The Atlantic, Tahran’daki kaynaklara dayanarak, İran ile ABD arasındaki bir sonraki doğrudan görüşmelerin Perşembe günü İslamabad’da yapılacağını bildirdi. Kripto para sinyali Trump tam da risk piyasalarının istediği şeyleri söylüyor ve eğer İran’dan yalanlama gelmezse anlaşma mümkün. BTC yazı hazırlandığı sırada 72 bin doların üzerinde. Bu yükselişin bir sebebi de artık ABD yatırımcılarının yeniden alıcı pozisyonuna geçmeye başlaması. Bu oldukça önemli. On-chain analist Maartunn Coinbase Premium’un tekrar yeşile dönmesinden övgüyle bahsediyor. Uzun süredir ABD yatırımcıları iştahsız olduğu için yükselişler kısa soluklu oluyordu ancak bu yükseliş diğerlerinden farklı olabilir.
Kraken’da 2.000 hesap erişimi sonrası şantaj girişimi: Fonlar güvende
Kripto para borsası Kraken, iç destek ekibine bağlı iki eski çalışanının, sınırlı müşteri bilgilerine uygunsuz bir şekilde eriştiğinin tespit edilmesinin ardından bir suç grubunun şantaj girişimiyle karşı karşıya kaldığını açıkladı. Söz konusu grup, iç sistemlere ait olduğunu iddia ettiği videoların yayımlanması tehdidinde bulundu. İç erişim ve hızlı müdahale Merkezi ABD’nin Wyoming eyaletinde bulunan Kraken, vakaların her ikisinde de ilgili kişilerin erişimini hızlı bir şekilde sonlandırdı. Şirket, olayların ardından yeni güvenlik kontrolleri uygulamaya aldı ve etkilenen müşteri hesaplarına uyarı bildirimleri gönderdi. İlk olay Şubat 2025’te suç forumunda dolaşan bir video ihbarıyla ortaya çıktı. Yürütülen soruşturma sonunda ilgili ekip üyesinin erişimi iptal edildi; ek olarak güvenlik seviyeleri artırıldı. İkinci benzer olay ise yakın dönemde yaşandı. Kraken, yeniden tespit edilen kişiyle ilişkili erişimi kaldırırken potansiyel mağdurlara bildirimde bulundu. Şirkete göre toplamda yaklaşık 2.000 müşteri hesabı potansiyel olarak görüntülendi. Kraken’in milyonlarca müşterisi olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu sayı tüm kullanıcıların yalnızca yüzde 0,02’sine karşılık geliyor. Güvenlik ekibinin başındaki Nick Percoco, sistemlerin hiçbir zaman tamamen ele geçirilmediğini ve fonların hiçbir şekilde tehlikede olmadığını belirtti. Şirketin suçlulara ödeme yapmayacağı ve müzakereyi reddettiği vurgulandı. “Sistemlerimiz hiçbir zaman ihlal edilmedi; fonlar kesinlikle risk altında olmadı; bu suçlulara ödeme yapmayacağız ve kötü niyetli kişilerle asla pazarlık masasına oturmayacağız” ifadesiyle şirketin tavrı ortaya kondu. Sektörde artan saldırı çeşitliliği Dijital varlık ekosisteminde yüksek değerli transferler anlık gerçekleşebildiği ve işlemler çoğunlukla geri alınamadığı için saldırganlar kripto platformlarını hedef almaya devam ediyor. Akıllı sözleşmelerdeki açıklar, özel anahtar yönetimindeki zayıflıklar ve borsaların teknik altyapısı, siber saldırganların istismar edebileceği noktalar oluşturuyor. Ayrıca sosyal mühendislik yöntemleriyle kullanıcıya yönelik dolandırıcılık girişimleri gündemdeki yerini koruyor. Son dönemde Drift platformunda yaşanan olayda olduğu gibi saldırganlar, protokolün mekanik ayrıntılarına ve likidite koşullarına hakim olan ileri düzey teknikleri birleştirerek sistemleri manipüle etmeyi başarıyor. Bu tür senaryolar, merkeziyetsiz finans ekosistemlerinde saldırıların ne kadar karmaşık ve hızlı olabileceğine işaret ediyor. Kraken, veri ihlali sonrası suç grubunun elindeki materyalleri basın organları ve sosyal medya üzerinden yayma tehdidinde bulunduğunu da açıkladı. Şirket bu talepleri kesin şekilde reddediyor. Şirketin verdiği bilgiye göre, yürütülen soruşturmada siber suçluların sadece kripto alanındaki değil, oyun ve telekomünikasyon sektörlerindeki şirketlerde de içerden eleman temini çabalarına odaklandığı belirlendi. Kraken, bu kapsamda sektör ortaklarıyla ve güvenlik birimleriyle beraber çalışıyor ve faillerin tespit edilebileceğine inanıyor. Kurumsal müşteri hizmetlerinde faaliyet gösteren Galaxy Digital da kısa bir süre önce ayrı bir gelişmede, izole bir geliştirme ortamına yetkisiz erişimin önüne geçtiğini bildirdi. Şirket, müşterilere ait veri veya fonların hiçbir tehlike altında olmadığını açıkladı.
Senato’da kritik stablecoin getirisi tartışması, 2 trilyon dolarlık pazar uyarısı
ABD’de kripto para piyasalarını düzenlemeyi amaçlayan Digital Asset Market Clarity Act yasa tasarısı, özellikle stablecoin getirileri konusundaki anlaşmazlık nedeniyle beklemede kalmaya devam ediyor. Düzenlemeye yönelik temel çabaların dışında kalan bu detay, bankaların endişeleriyle birlikte süreci tıkamış durumda. Stablecoin getirisi, bankacılık sektöründe gerginlik yaratıyor Son dönemde Beyaz Saray ekonomistlerinin hazırladığı raporda, stablecoin’lerin bankacılık sektörüne büyük bir tehdit oluşturmadığı değerlendirmesi yapıldı. Buna karşılık ABD Bankacılar Birliği (ABA), raporun yanlış bir senaryo üzerinden analiz yaptığını savundu. Birliğin ekonomistleri, Beyaz Saray’ın yalnızca stablecoin getirilerinin yasaklanması durumunu değerlendirdiğini, asıl riskin ise getirilerin serbest bırakılması halinde ortaya çıkacağını ifade ediyor. ABA ekonomistleri, “CEA raporu yanlış noktadan başlıyor. Ödeme amaçlı stablecoin’lerde getiri yasağı makul bir önlem olur. Böyle bir adım, stablecoin’leri yenilikçi bir ödeme aracı olarak olgunlaştırabilir, ancak risksiz mevduat alternatifi olmalarını engeller” değerlendirmesini yaptı. Geçtiğimiz yıl hazırlanan GENIUS Act ile kısmen düzenlenen bu alan, tamamlanmayan noktalar nedeniyle aylarca Senato gündeminde bekletildi. Mevcut Clarity Act tasarısının ay sonuna kadar Senato Bankacılık Komitesi’nde görüşülmesi öngörülse de şu ana kadar oturum takvimi netleşmedi. Getiri yasağı için uzlaşı, sektörde farklı tepkilerle karşılandı Hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi Senatörler, bankaların “mevduat kaçışı” endişesine dikkat çekerek stablecoin getirisine sınır getirilmesi gerektiğini savundu. Buna çözüm olarak sadece kredi kartı ödüllerine benzer şekilde, belirli faaliyetlere bağlı ödül programlarına izin verilmesi, ancak mevduat benzeri hesaplarda doğrudan getirinin yasaklanması öngörüldü. Bankalar ise yapılan uzlaşıya henüz tam destek vermedi. Özellikle bazı bankacılar, stablecoin tabanlı ödül programlarının bile mevduat kaybını hızlandırabileceğini düşünüyor. ABA’nın son açıklamalarında bu kaygı tekrarlandı. Senato Bankacılık Komitesi’nin dijital varlıklar alt komisyonunu yöneten Cynthia Lummis, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Amerika’nın açıklığa ihtiyacı var” mesajını verdi. Hafta sonu boyunca da yasanın “şimdi ya da asla” aşamasında olduğuna işaret etti. Clarity Act’in oylamaya sunulması süreci ne kadar uzarsa, yasalaşmasının o derece zorlaştığı görüşü öne çıkıyor. Kripto sektöründe yasa lehine daha sesli paylaşımlar yapılırken, bankacılık kanadında daha temkinli bir yaklaşım dikkat çekiyor. Bankacıların son beyanlarında, stablecoin getirilerine şimdi müdahale edilmemesi halinde sektörün 300 milyon dolardan 2 trilyon dolara büyüyebileceği uyarısı gündeme geldi. ABA’nın değerlendirmesine göre, büyük tutarlı bir piyasada getiri fonksiyonu sade bir özellik olmaktan çıkarak, bankacılık sisteminden kitlesel çıkışları hızlandıran temel unsur haline gelebilir. Stablecoin rezervlerinin vadesiz olarak yine bankacılık sisteminde tutulacağı, ancak bu mevduatların ağırlıklı olarak büyük bankalara yönelmesi, yerel ve küçük ölçekli bankaların ise dezavantajlı kalması bekleniyor.
Usdc’ye eleştiri büyüyor, 420 milyon dolarlık yasa dışı fon iddiası gündemde
Circle şirketinin yöneticisi Jeremy Allaire, kurumsal bir etkinlikte son dönemde sıklaşan eleştirilerle ilgili açıklamada bulundu. Dijital para piyasasında özellikle USDC’nin yasa dışı transferlerde yeterince hızlı müdahale etmediği iddiaları öne çıkıyor. Circle’dan yasal çerçeve vurgusu ABD merkezli stabilcoin ihraççısı Circle, mevcut durumda 50 milyar doların üzerinde USDC arzıyla ekosistemin en büyük ikinci dolar bazlı stablecoin’ini yönetiyor. Şirketin CEO’su Jeremy Allaire, Seul’de düzenlenen bir basın toplantısında, Circle’ın işlem blokajı veya adres dondurma işlemleri konusunda yalnızca resmi bir yasal dayanak bulunması halinde adım attığını dile getirdi. Allaire’a göre Circle’ın hareket kabiliyeti, finansal düzenlemelerle ve yasal süreçlerle sınırlı; mahkeme kararı ya da kolluk kuvvetlerinin talebi olmadan herhangi bir cüzdanı tek taraflı olarak dondurmadıklarını belirtti. Circle’ın hukuk uyarınca çok net bir sorumluluğu bulunuyor. Kolluk kuvvetlerinden veya mahkemeden gelen direktif olması halinde cüzdan dondurma işlemi gerçekleştirebiliriz. USDC’nin finansal sisteme gömülü bir varlık olduğuna dikkat çekildi ve ani kötüye kullanım, saldırı ya da hack olaylarında şirketin kendi inisiyatifiyle müdahale etmeyeceği ifade edildi. Şirketin bu yaklaşımı, kurumsal düzenleyicilerle daha yakın iş birliğini ön plana çıkaran bir strateji olarak biçimleniyor. Sektörün tepkisi ve karşılaştırmalar Circle’ın bu politikasına karşın, sektörde Tether’in USDT için daha hızlı ve proaktif bir yol izlediği biliniyor. Tether, son yıllarda hack ve yasa dışı fon transferlerine karşı cüzdanları saatler içinde dondurmuş ve birçok vakanın çözümünde hızlı hareket etmişti. Özellikle Ledger ve Remitano gibi platformlarda gerçekleşen olaylarda Tether, milyonlarca dolar değerindeki fonları çabucak kara listeye aldı; aynı dönemde USDC tokenlerinin müdahale edilmeden kaldığı iddia edildi. Geçtiğimiz haftalarda blokzincir araştırmacısı ZachXBT’nin sosyal medya paylaşımlarıyla tartışma büyüdü. ZachXBT, son iki yılda USDC ile bağlantılı en az on iki farklı olayda toplamda 420 milyon doların üzerinde yasa dışı fonun hareket ettiğini ve bunlara anında müdahale edilmediğini öne sürdü. Örneğin, Drift Protocol’de meydana gelen ve Kuzey Kore ile bağlantısı olduğu düşünülen saldırıda 230 milyon dolar değerinde USDC zincirler arası taşındı. Benzer şekilde, SwapNet, Cetus ve Nomad’a yönelik saldırılarda da çalınan USDC bakiyeleri uzun süre dondurulmadan kaldı. Bu durum, bazı takipçiler tarafından şirketin teknik yeteneğine rağmen müdahalede yavaş kaldığı şeklinde yorumlandı. Bu eleştirilere karşılık, Columbia Business School’da misafir öğretim görevlisi olan Omid Malekan ise hızlı müdahalenin başka riskler oluşturduğunu savundu. Malekan, yasal çerçeve dışına taşan keyfi dondurma veya el koyma işlemlerinin merkeziyetsiz finans (DeFi) ilkelerine zarar verebileceğini belirtti. Circle ve diğer stabilcoin şirketleri, yasanın gerektirdiğinden fazlasını yapmaya başlarsa, yalnızca ‘kod kanundur’ ilkesi ortadan kalkmaz; aynı zamanda yasa da yasa olmaktan çıkar, kararlar tek bir şirketin insiyatifine kalmış olur. Malekan’a göre, yetkisiz müdahaleler, kullanıcı güvenini ciddi anlamda zedeleyebilir ve sistemin merkeziyetsiz yapısına zarar verebilir.
Bitcoin 70.500 dolardan döndü, 72.100 dolara sert yükseldi
Hafta sonu başlayan satış dalgası, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in Pakistan ziyareti sonrası İran’la barış anlaşması sağlanamadan ülkeden ayrılmasıyla ivme kazanmıştı. Bitcoin fiyatı pazar günü 70.500 dolar seviyesine kadar geriledi, ardından ABD piyasalarının açılmasıyla yeniden yükselmeye başladı. Jeopolitik gelişmeler kripto piyasasına yön verdi Pazartesi sabahı ABD’de işlem saatlerinde Bitcoin 72.100 dolara kadar toparladı. Fiyatın tekrar yukarı hareketinde, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumdan vazgeçmeyi değerlendirdiğine yönelik haberlerin etkili olduğu belirtildi. İran’ın bu hamlesi, bölgede devam eden savaşı sona erdirmeye yönelik bir adım olarak yorumlandı. Diğer yandan, ABD’nin Basra Körfezi’ndeki Hürmüz Boğazı’nı ablukaya alma planı da pazartesi günü yürürlüğe girdi. Bölgedeki bu adım, güvenlik endişelerini ve enerji piyasalarındaki stresi artırıyor. İran ordusu ve Devrim Muhafızları, bölgedeki tüm limanların tehdit altında olduğunu ve güvenliğin herkes için sağlanmazsa hiçbir limanın güvenli olmayacağını açıkladı. İran devlet televizyonunda yer alan açıklamada, Fars Körfezi ile Umman Denizi’ndeki güvenliğin topyekûn bir yaklaşım gerektirdiği vurgulandı. Kripto ve hisse piyasalarında hızlı dönüş ABD hisse senedi piyasaları da sabah saatlerinde yaşanan sert düşüş sonrası toparlanmaya geçti ve Nasdaq yüzde 0,3 değer kazandı. İlk etapta endeksin yüzde 1’in üzerinde gerilemiş olması, piyasalarda risk iştahının nasıl hızla değişebildiğini ortaya koydu. Kripto odaklı hisselerde ise dikkat çekici yükselişler görüldü. Stabilcoin üreticisi Circle’ın hisseleri yüzde 8,3 artarken, Coinbase yüzde 3,1, strateji ve yazılım hizmeti sunan Strategy şirketi ise yüzde 1,5 yükselişle işlem görmeye başladı. Bitcoin’in fiyat hareketine bakıldığında, 5 Şubat’ta 60.000 dolardan başlattığı toparlanma süreci 67 gün boyunca konsolide şekilde devam etti. Bu periyot, 21 Kasım ile 28 Ocak arasında yaşanan 68 günlük yatay seyri hatırlatıyor. O dönemdeki benzer yatay hareketin ardından fiyat bir hafta içinde 90.000 dolardan 60.000 dolara sert düşmüştü. Şu anki grafik yapısı göz önünde bulundurulduğunda, piyasadaki düşüş yönlü yatırımcılar olası bir düzeltme beklentisiyle hareket etmeyi sürdürüyor. 200 haftalık hareketli ortalamanın yaklaşık 60.000 dolarda olması, olası bir geri çekilmede referans olacağı öngörülüyor. ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Amerikan siyasetine hızlı yükselişiyle dikkat çeken genç isimlerden biri olarak biliniyor. Vance, Pakistan’a gerçekleştirdiği diplomatik ziyarette barış anlaşmasına aracılık etmeyi hedeflemişti ancak bu beklenti gerçekleşmedi. Kripto piyasasındaki sert dalgalanmanın, küresel jeopolitik riskler ve enerji piyasasındaki gelişmelerle yakından bağlantı kurduğu görülüyor. Özellikle Orta Doğu kaynaklı gerilimler, kripto para fiyatlarında ani hareketlerin yaşanmasına neden olabiliyor. Analistler, Bitcoin’de uzun süren konsolidasyonun ardından yaşanabilecek fiyat hareketine dikkat çekerken, bir sonraki hamlede piyasa yönünün kritik önemde olacağına işaret ediyor. Piyasalarda kısa vadeli belirsizliğin sürdüğü ve jeopolitik gelişmelerin fiyatlar üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiği aktarılıyor.
ClearBank, MiCA onayıyla euro ve dolar sabit coinlerini başlatıyor
Hollanda merkezli ClearBank Europe, Avrupa Birliği’nin Kripto Varlık Piyasaları (MiCA) yönetmeliği kapsamında kripto hizmetleri sunmaya onay aldıktan sonra, euro ve ABD dolarına endeksli stabilcoin işlemlerine başlamayı planlıyor. MiCA ile kripto hizmetlerinde yeni dönem Bankanın dijital varlık hizmeti sunabilmesi için Hollanda Finansal Piyasalar Otoritesi’nden (AFM) resmi bildirim sonrası onay aldığı belirtildi. ClearBank Europe, 270’i aşkın kurumsal müşteriye, 1,7 milyon bireysel kullanıcıya ve 13 milyar doların üzerinde yönetilen varlığa sahip. Alınan izin sayesinde banka, yeni bir lisans başvurusu olmadan kripto varlık hizmet sağlayıcısı olarak faaliyet göstermeye başlıyor. Bu doğrultuda müşterilere, düzenlenmiş bir bankacılık ortamında itibari para ve stabilcoin dönüşümü imkanı sunulacak. Banka tarafından yapılan açıklamada, geleneksel takas sistemlerinin blokzincir ağlarıyla entegre edilmesinin, işlem sürelerini kısaltacağı ve sınır ötesi transferlerde önemli kolaylıklar sağlayacağı belirtildi. Stabilcoin altyapısı ve iş birlikleri ClearBank Europe’un kurumsal müşterileri için, Circle’a bağlı Mint platformuyla bağlantı kurulacak. Böylece euroya endeksli EURC ve ABD dolarına bağlı USDC stablecoin’lerine erişim sağlanacak. Circle, küresel ödeme ağları ve stabilcoin çözümleriyle bilinen bir şirket olarak öne çıkıyor. ClearBank Europe CEO’su Tristan Kirchner, dijital varlık hizmet sağlayıcısı kimliğiyle MiCA kapsamında hareket etmenin, kripto varlıkları ilk kez düzenli bir takas ortamına taşıdığını ve bankayı dijital takas alanında öne çıkardığını ifade etti. Banka, bu adımı Avrupa’daki dijital takas alanında ilk girişimi olarak değerlendiriyor. Ayrıca, İngiltere’de Coinbase ile iş birliği yaparak bankacılık altyapısını dijital varlık piyasalarıyla buluşturmayı hedefliyor. Ocak ayında ClearBank, İngiliz ve Avrupa pazarlarına yönelik stabilcoin hizmetlerini güçlendirmek için dijital varlık altyapı sağlayıcısı Taurus’u tercih etmişti. Bu iş birliğiyle banka, ödeme ve dijital varlık hizmetlerini genişletme sürecine hız kazandırdı. Daha önce de Circle Payment Network ağına dahil olacağını duyuran ClearBank, küresel ölçekte blokzincir tabanlı anlık değer transferi hedefleyen platformlara entegre olma planını sürdürüyor. ClearBank Europe, başta kurumsal müşteriler olmak üzere, düzenlenmiş çerçevede fiat-stabilcoin dönüşümünü kolaylaştırarak finansal inovasyona öncülük etmeyi amaçlıyor. Ayrıca blokzincir teknolojisiyle geleneksel finans sistemleri arasındaki köprüyü güçlendirmek için yeni projelerde yer almayı sürdürüyor. Banka, çeşitli dijital varlık girişimleriyle Avrupa’nın düzenleyici standartlarına uygun şekilde faaliyet alanını genişletirken, yeni nesil ödeme çözümleri üzerinde de çalışmalarına devam ediyor.
Bitmine 4,87 milyon ETH ile kurumsal rekor kırdı, hedefin yüzde 81’i tamamlandı
Bitmine Immersion Technologies, küresel kripto piyasasında adından sıkça söz ettiren bir yatırım ve teknoloji şirketi olarak dikkat çekiyor. Şirket, eter varlıklarında ulaştığı düzeyle, Ethereum ağı üzerinde en büyük kurumsal hazineye sahip konuma yükseldi. Bitmine’in portföyü temelde Ethereum ağına odaklanırken, şirketin yönetim kurulu başkanı Tom Lee’nin son açıklamaları da yatırımcılar tarafından merakla takip ediliyor. Hedefin yüzde 81’i aşıldı Şirketin elindeki toplam ether miktarı 4,87 milyon adede ulaştı. Bu miktarın mevcut piyasa değeri 10,7 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Bitmine’in temel stratejilerinden biri, toplam ether arzının en az yüzde 5’ini portföyüne katmak. Gelinen noktada bu hedefin yüzde 81’ine ulaşılmış durumda. Şirket geçtiğimiz hafta 71.524 ETH alımı gerçekleştirerek alımlarını hız kesmeden sürdürdü. Son dört haftada satın alma temposu, 2025 yılının Aralık ayından bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye erişti. Yönetim kurulu başkanı Tom Lee, Bitmine’in Ethereum piyasasında bir ‘mini kışın’ sonuna yaklaşıldığına inandıklarını belirten değerlendirmelerde bulundu. Lee’nin dikkat çektiği bir başka nokta ise Ethereum fiyatının son yedi haftadaki performansıydı. İran’daki savaşın başlamasından bu yana Ethereum, yüzde 17,4 artış gösterirken, S&P 500 endeksini 1.830 baz puan, altını ise 2.743 baz puan geride bıraktı. Staking gelirlerinde önemli artış Bitmine’in ether varlıklarının önemli bir bölümü, ekosistemin güvenliği için stake ediliyor. Şirket şu anda 3.334.637 ETH’yi kilitlemiş durumda ve bu rakam toplam varlıklarının yüzde 68’ini oluşturuyor. 7,4 milyar dolarlık staking getirisiyle yılda 212 milyon dolar civarında pasif gelir üretim kapasitesine eriştiği ifade ediliyor. Şirket, yüzde 2,89’luk yedi günlük staking getirisiyle sektörde öne çıkıyor. Bitmine’in toplam varlıkları nakit ve ‘moonshot’ olarak nitelenen riskli yatırımları da kapsıyor ve toplamda 11,8 milyar dolara ulaşıyor. Bunlar arasında 719 milyon dolarlık nakit pozisyonu, Beast Industries’de 200 milyon dolarlık hisse ve Eightco Holdings’te 85 milyon dolarlık yatırım bulunuyor. Şirket, Eightco Holdings’in yatırımcılara OpenAI teknolojilerine doğrudan erişim imkanı sunan ender halka açık şirketlerden olduğunu paylaştı. Şirket, 9 Nisan’da New York Borsası’na geçiş yaptı ve BMNR koduyla ortalama 747 milyon dolarlık günlük işlem hacmine ulaşmayı başardı. Bu performans Bitmine’i ABD piyasalarında 117’nci sıraya taşıdı. Kurumsal yatırımcıları arasında kripto ve teknoloji ekosisteminin önemli aktörleri yer alıyor. Tom Lee, Ethereum için büyüme potansiyelini değerlendirirken iki temel trendi öne çıkardı: Finansal sistemlerin blokzincire taşınması ve kamuya açık, tarafsız blokzincirlerinin yapay zeka altyapısı için kritik hale gelmesi. Lee’ye göre Ethereum sadece merkeziyetsiz finansın bir aracı değil, kurumsal blockchain ve AI entegrasyonu açısından da önemli bir konuma sahip. Bitmine, şu anda dünyanın en büyük kurumsal ether hazinesi olarak ön plana çıkıyor. Kriptopara alanında ise yalnızca Strateji şirketinin sahip olduğu 766.970 Bitcoin, Bitmine’in kurumsal ether varlığını geçebiliyor.
Büyük XRP transferi: 89 milyon dolarlık hareket Coinbase’i hedef aldı
Bugün Ripple’ın yerel kripto parası #XRP’de, dikkat çekici büyüklükte bir transfer gerçekleşti. 89 milyon adetten fazla #XRP, yaklaşık 119 milyon dolara denk gelen bir değerde, Coinbase’e ulaştı. Transfer zincirinde ilk adım, “rMWqYat3nJXSLoyqB5tUsfYp6KLgoMHXTN” cüzdan adresinden başlarken, varlıklar önce “rwnYLUsoBQX3ECa1A5bSKLdbPoHKnqf63J” cüzdanına, oradan da Coinbase ile ilişkilendirilen “rRmgo6NW1W7GHjC5qEpcpQnq8NE74ZS1P” adresine aktarıldı. Kripto piyasasında büyük işlemler yakından izleniyor Kripto para dünyasında, bu çapta yüksek montanlı işlemler genellikle “balina transferi” olarak adlandırılıyor. Piyasa uzmanları, bu büyüklükte fonun merkezi bir borsaya aktarılmasını, çoğunlukla varlık sahibinin elindeki kripto paraları satmaya ya da portföyünü yeniden düzenlemeye hazırlandığı şeklinde değerlendiriyor. Çünkü kişisel cüzdandan borsaya aktarılan varlıklar, daha hızlı ve kolay şekilde alım-satıma açılıyor. Öte yandan, büyük miktarda kripto paranın borsaya yönlendirilmesi tek başına her zaman satış anlamı taşımayabiliyor. Bu tür transferlerde bazen varlık pozisyonunun yeniden yapılandırılması ya da tezgah üstü (OTC) işlemlerinin gerçekleştirilmesi gibi farklı gerekçeler öne çıkabiliyor. Ayrıca, bazı yatırımcıların varlıklarını kurumsal saklama hizmetlerine taşımak için de benzer adımlar attıkları biliniyor. Transferin zamanlaması ve hacmi ise hem piyasa katılımcılarının hem de işlem yapan yatırımcıların dikkatini üzerine çekti. Özellikle yüksek hacimli hareketlerin, kripto varlıkların kısa vadeli fiyatlarına ya da yatırımcıların psikolojisine etkisi olabiliyor. Son fiyatlar ve piyasa görünümü Kripto para borsalarında #XRP fiyatı, aktarılan transferin ardından yaklaşık 1,33 dolar seviyesinde sabit kaldı. Son 24 saatte anlamlı bir değişiklik gözlenmezken, son aylarda yaşanan geniş çaplı değer kayıpları devam ediyor. 2025 yazında kayda geçen zirve seviyeden bu yana #XRP fiyatı yüzde 60’ı aşkın oranda geriledi. Her ne kadar büyük ölçekli borsa transferleri fiyatlamayı doğrudan etkilemeyebiliyor olsa da, piyasa duyarlılığını ve kısa vadeli volatiliteyi artırma potansiyeli taşıyor. Özellikle yatırımcılar, kripto varlıklara ilişkin bu tür büyük hareketleri genellikle çeşitli stratejilerin habercisi olarak okuyor. Bu tip işlemler, çoğu zaman uluslararası yatırımcıların veya büyük portföy sahiplerinin piyasadaki hamlelerine dair ipucu arayanlar için mercek altına alınıyor. Son 24 saatte fiyatın görece sakin seyretmesi ise piyasadaki genel belirsizliği yansıtıyor. Uzun vadeli yatırımcılar ve kurumsal oyuncular, büyük transferlerin arkasında yatan motivasyonu kesin olarak tespit edemese de, bu tür işlemler piyasadaki risk algısı ve fiyat beklentisi üzerinde etkili olmaya devam ediyor. XRP sahipleri için bugün gerçekleşen büyük tutarlı transfer, piyasanın nabzını tutanlar açısından yeni bir hareketlilik sinyali olarak not edildi.
Kadim bir ekşi sözlük başlığı burada da dursun.
Hayatına neyi katsaydın ya da neyi başarsaydın kendini tamamlanmış olarak addedersin?
Hayatına neyi katsaydın ya da neyi başarsaydın kendini tamamlanmış olarak addedersin?
Yazarların başlık altında duyulmamış bir bilgi bıraktığı başlık. Bismillah fora
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."
Geleneğine, görenegine bağlı kimseye verilen isim.
